21 Mayıs 2012 - 03:16

İran ile 5+1 Bağdat müzakerelerine hazırlanırken Amerika Başkanı Obama İran'ın nükleer meselesinin barışçıl ve İran'ın haklarına saygı çerçevesinde çözümlenmesini diledi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- G-8 liderler zirvesinde konuşan Obama ayrıca; üye ülkelerin İran'ın nükleer programı konusunda diplomatik müzakerelerle birlikte yaptırım ve baskıları sürdürmekle yükümlü olduğunu ileri sürdü. Obama Dünyanın tüm liderleri İran'ın Uluslararası yasalara bağlı kaldığı takdirde barışçıl nükleer enerjiden yararlanma hakkına sahip olduğuna inandığını ifade etti.

İran ile 5+1 grubu arasında müzakerelerin ikinci ayağı 23 Mayıs tarihinde Bağdat'ta yapılması bekleniyor. Yeni tur müzakerelerin ilk ayağı ise 14 Nisan'da İstanbul'da gerçekleşmişti. Obama'nın İran ile müzakereye yaklaşımını iki açıdan değerlendirebiliriz. Birincisi Obama'nın İran'ın kesin hakkı olan nükleer teknolojiden yararlanma hakkına vurgu yapmasıdır. Ancak ikinci açıdan bakıldığında Obama'nın sözleri yine tehdit ve baskı kokan bir edebiyatla karışması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Görünen o ki Obama'nın bu sözleri, Amerika ve Avrupa'nın İstanbul müzakerelerinden farklı bir algılamayı yansıtıyor.

Bir başka ifade ile Amerikalı devlet adamları İran'ın nükleer hakkını kabul etmenin yanı sıra aynı zamanda baskı ve müdahaleci tutumlarını da sürdürmek istiyor. Ancak ne var ki bu yaklaşım geçmişte çok denendi ve İran ile 5+1 müzakereleri incelendiğinde bu yaklaşımın kesinlikle sonuç vermediğini ve İran milletini daha da azimli ve kararlı kıldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar Bağdat müzakereleri ancak İran milletinin hakları çerçevesinde işbirliği için diyalog çerçevesinde sonuç vereceğini, yaptırım ve tehdidin sonuç vermeyeceğini dile getiriyor.

Bu arada Obama'nın son açıklamasını Amerika'da yaklaşan başkanlık seçimleri çerçevesinde de değerlendirebiliriz. Amerika yıllardır İran'ı inzivaya itmeye çalışıyor ve tek yanlı yaptırımların yanı sıra askeri seçeneği de masada tutmaya çalışıyor. Ancak bu son seçenek daha çok başkanlık seçimlerinde Siyonist lobilerin desteğini almak için geçerlidir. Bundan önce bazı batılı diplomatik kaynaklar kendilerince; eğer İran Amerika ve diğer güçlerin Tahran'ın nükleer programı üzerinde kesin gözetime izin verirse, uranyumu %5 zenginleştirme faaliyetinin müzakere konusu olabileceğini söylemişti. Şimdi ise Amerikalı yetkililerin Bağdat müzakereleri arifesinde sözde çok esnek davrandıklarını ve müzakereler yenilgiye uğradığı takdirde, bundan İran'ın sorumlu olduğunu empoze etmeye çalıştığı anlaşılıyor.